Cinsellik, türün devamı için uygulanan bir davranış şekli olmaktan öte bireyin biyolojik, psikolojik ve sosyal olarak tam bir iyilik haline sahip olması için gerekli bir olgudur. Cinsel ilişkiler yeni bir aile kurmaya çalışırken heyecan verici olabilir. Ancak çocuk sahibi olmakta sorun yaşayan ve infertilite problemi ile karşı karşıya olan çiftlerde bu heyecanın yerini karamsarlık ve depresyon alabilir. Bu çiftler için cinsellik artık zevk alınan bir davranış olmaktan çıkar ve adeta suçluluk duyulan bir ayıpmış gibi algılanır.
Bireyler arasındaki ilişkinin zedelenmesi infertilite problemi yaşayan karı-kocanın birbirinden uzaklaşmasına yol açarak evliliğin sonlanmasına dahi neden olabilir. Bu nedenle infertilite tedavisi sırasında bireylerin birbirleriyle sürekli olarak iletişim halinde olması ve karşılaştıkları cinsel sorunların tedavisi için hekimlerine başvurmaları önemlidir.

İnfertilite sorunu yaşayan çiftlerin sıklıkla yaşadıkları cinsel problemler nelerdir?

Cinselliği bir programa bağlı kalarak yaşamak: İnfertilite sorunu yaşayan birçok çift yumurtlama (ovulasyon) tarihlerinde cinsel birliktelik kurulması gerektiğini düşünür. Normalde spontan olarak gerçekleşen cinsel ilişkinin takvime bağlanması, cinsellikten alınan heyecanı ve hazı azaltır. Yumurtlama gününde partnerlerden birinin yorgun, hasta veya müsait olmaması, diğer partnerde büyük hayal kırıklıklarına yol açabilir ve ilişkiyi olumsuz yönde etkiler. Yumurtlama günlerini hesaplayan çiftlerin bu tür sorunlarla karşılaşmamak için cinsel ilişki kuracakları günler ajandalarını boş tutmaları ve romantik bir birliktelik için çaba sarf etmeleri faydalı olacaktır.

İnfertilite Nedeniyle Hayal Kırıklığı: Uzun süredir çocuk sahibi olamayan çiftlerde cinsellik başarısızlık şeklinde algılanabilir. Bu çiftlerde depresyona ve kaygı bozukluklarına sıklıkla rastlanır. Bu durum hem kadın hem de erkek partnerde cinsel istekte azalmaya neden olur ve cinsel ilişkiden duyulan tatmini ortadan kaldırır. Bu nedenle infertilite problemi yaşayan erkeklerde sertleşme bozukluğu (erektil disfonksiyon), erken boşalma (prematür ejakülasyon), geç boşalma ve boşalamama (anejakülasyon) sıklıkla görülür. İnfertilite problemi yaşayan kadınlarda ise orgazma ulaşamama, ağrılı cinsellik ve vajinal kuruluk ortaya çıkabilir. Bu durum zamanla kadın-erkek arasında cinselliği tamamen ortadan kaldırır ve çiftin doğal yollarla çocuk sahibi olması tamamen imkansız hale gelir. Bu tür cinsel sağlık sorunlarıyla karşı karşıya olan çiftlerin iletişimi koparmamaları ve birbirlerine karşı her zamankinden daha fazla anlayışlı olması gerekir. Aile danışmanları veya cinsel sağlık terapistleriyle görüşmek, bireylerin içlerine attıkları sorunların etkin şekilde çözümlenmesine olanak verecektir.

Çevre Baskısı: Her ne kadar iyi niyetli olsalar da, infertilite sorunu ile baş etmeye çalışan çiftler bir de ailelerinden ve arkadaşlarından gelen sorulara ve tavsiyelere maruz kalırlar (Ne zaman bir bebeğiniz olacak? Ne sıklıkta deniyorsunuz? Sperm sayınız kaç?). Çevreden gelen bu müdahaleler çiftlerin duydukları suçluluğu ve kaygıyı daha da arttırır. Kaygı bozukluğu ve depresyon problemi yaşayan çiftlerin cinsel hayatları olumsuz yönde etkilenir ve böylece infertilite sorunu içinden çıkılmaz bir hal alır. İnfertilite problemi nedeniyle fazla çevre baskısına maruz kalan bireylerin bu konuda son derece keskin bir sınır koymaları ve düşüncesiz sorulara karşı sert bir tavır takınmaları gerekir. Neticede infertilite problemi yaşayan çiftlerin her soruya cevap vermek ve her tavsiyeyi dinlemek gibi bir sorumlulukları yoktur.

Partneri ikinci plana atmak: Kısırlık tedavisi zorlu bir süreçtir. Çocuk sahibi olmaya çalışırken doktor randevuları, hormon tedavileri ve tıbbi testler arasında çiftler hayat arkadaşını ihmal edebilir. Bu durum zaten hassas olan ilişki dinamiklerini daha da olumsuz hale getirir ve çiftlerin birbirinden uzaklaşmalarına neden olur. Oysa ki bu zorlu süreçte çiftlerin birbirine her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır ve birlikte geçirilecek keyifli zamanların önemi büyüktür. Çocuk sahibi olmak bir birlikteliği mükemmel hale getirmek için mutlak gereklilik değildir. Unutulmamalıdır ki, birçok çift çocuk sahibi olmaksızın da bir ömür boyu mutlu şekilde yaşamaktadır.

Kaynaklar:
1) Jaeger-Skigen, Beth, LCSW , “Sex & Infertility: How to Reconnect Sexually During Infertility”.
2) Gao et al., Relationship between Sexual Dysfunction and Psychological Burden in Men with Infertility: A Large Observational Study in China. J Sex Med. 2013 Aug;10(8):1935-42
3) “Men with Infertility”.
4) Winkelman et al. “The Sexual Impact of Infertility Among Women Seeking Fertility Care” Sex Med. 2016 Sep;4(3):e190-7.
5) Watson, Laurie J., LMFT. “How to Stay Sexually Connected During Infertility Treatment”.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment